coffee is the best reason for happiness

Cıtta Slow’da bir cennet: Sığacık

Cıtta Slow’da bir cennet: Sığacık

Egeli, hele hele İzmirli olup Sığacık gibi harika bir yere niye bu kadar geç gittim bilmiyorum. Geçtiğimiz Mart ayında havalar da çok ısınmadan İzmir’in yakın sahil köylerine gidelim diye düşündük ve yolumuz Sığacık’a düştü. Gitmeden önce farklı seyahat bloglarına ve Instagram gönderilerine bakıp kendimce bir yapılacaklar/görülecekler listesi çıkardım tabi. Ama bakın o listeye ne oldu 🙂

Öncelikle Sığacık gibi küçük ama sevimli bir yere gitmeyi planlıyorsanız yapmanız gereken önemli bir seçim var:

Pazar günü gitmeyi tercih edip Kadınlar Pazarı’nı gezeceksiniz, harika yiyecekler yiyeceksiniz, el yapımı ve doğal ürünler satın alabileceksiniz. Buna karşın Sığacık’ın dar sokaklarında yürüyememe ve fotoğraf çekememe gibi bir sorunla karşı karşıya kalabilirsiniz. Yine de Pazar günü gidelim derseniz sabahın çoook erken saatlerinde, kalabalıklaşmadan orada olmanızı tavsiye ederim.

          
Pazar günü dışında herhangi bir gün gidip Sığacık’ın müthiş güzel sokaklarını ve evlerini rahatça fotoğraflayabilecek, bu harika köyde rahatça soluk alabileceksiniz. Ancak pazar renkliliğini kaçırmış olacaksınız.
Belki bu noktada en iyisi en az bir gece Sığacık’ın tatlı butik otellerinde konaklamak olabilir. Böylelikle hiçbir şey kaçırmamış olursunuz.

Peki Sığacık’ta neler var? Ne yapmalı? Ne yemeli? Nerede yemeli?

         

Sığacık’a Pazar günü gittiyseniz yiyecek konusunda bol çeşit sizi bekliyor. Zira kadınlar pazarında yiyecek anlamında yok, yok! Tepsi tepsi börekler, gözlemeler, sarmalar, dolmalar; kurabiyeler, şerbetli tatlılar, çikolatalı lezzetler. Kısacası canınız ne çekerse alabilirsiniz. Problem canınızın hepsinden çekmesi oluyor genelde.

          

Eğer Pazar günü dışında bir gün gittiyseniz yemek yiyebileceğiniz kafe-restoranlar var. Sahil kasabalarının havasını her haliyle yansıtan, yemeklerdeki lezzetlerin tavan yaptığı şirin mekânlar bunlar. İsim vermek gerekirse Radika diyebilirim.

          

Sığacık’tan kendinize veya sevdiklerinize hediye almak isterseniz el yapımı hediyelik eşyalar, elişi oyalar, doğal sabunlar, kokulu taşlar ve mumlar yine Kadınlar Pazarı’nda mevcut. Ancak bunun dışında harika ürünler satan dükkanlar da sizleri bekliyor. Seramik tabak, bardaklar; yazlık kıyafetleri ile butikler gibi.

          

Sığacık’ta yemek ve alışveriş tamam ise işin keyif kısmına geçelim bence. Çünkü asıl amacımız bu küçük sahil koyunun tadını çıkarmak… İnsanları kalenin hemen dışında deniz kenarında banklara veya yere oturmuş denize doğru ayaklarını uzatmış çaylarını içerken görebilirsiniz. Küçük tekneler, kuğular, ufukta rüzgar gülleri sizi karşılayan manzaraya dahil birkaç güzel detay. Eğer denize girmek isterseniz kıyıdan yürüyerek teknesine giden bir amcadan gördüğüm kadarıyla su bir 100 metre kadar derinleşmiyor. Oturmaktan sıkıldıysanız kaleiçinden tepeye çıkıp marinayı ve çevresini tepeden izleyebilirsiniz.

          

Yedik, içtik, gezdik, tozduk ve yorulduk. İyi bir kahve fena olmaz değil mi? Size Sığacık’ta nitelikli kahve bulabileceğinizi müjdeliyorum. Fehu Konak’ta çekirdek sayısı henüz az olsa da nitelikli kahve içebilirsiniz. Ben gittiğimde menüde iki çeşit nitelikli kahve çekirdeği vardı. Chemex ve V60 ile demleme yapabiliyorlar. Mekân sahibi Özlem hanım çok hoş bir insan. Nitelikli kahveye meraklı iseniz kendisiyle sohbet edebilirsiniz. Tabi ki yoğun saatler haricinde. Ben önce demleme kahve sipariş ettim ama daha sonra menüde affogato görünce dayanamadım ve siparişimi değiştirdim. Affogato ise çok lezzetliydi. Espresso acı değil, tam kıvamında köpüklü bir espressoydu. Bu anlamda espresso bazlı kahveleri de tercih edebilirsiniz.

          

Sığacık’ta bir gün böyle geçti ve izlenimlerimi sizlere aktarmaya çalıştım. Geziden önce yaptığım listeye gelince… Listeye bakmadım bile ve spontanlığa kucak açtım o gün. Siz de gidip yeni keşiflerde bulunun ve mutlaka bu sayfaya dönüp yoruma yazın….