coffee is the best reason for happiness

Büyük MarkalarIn Kahve Sektörüne Etkileri

Büyük MarkalarIn Kahve Sektörüne Etkileri

3.dalga kahve akımı ile birlikte tabir-i caizse butik kahveciliğe yönelmiş olsak da, büyük miktarlarda kahve üreten, kahve satan markaların günümüzdeki nitelikli kahve anlayışının oluşmasına olan katkıları çok büyük.

Daha önceki bir yazımda 3. dalga kahveye nasıl geldiğimizi, 1. ve 2. dalganın kahve anlayışı üzerine etkilerini kısaca yazmıştım. Bahsettiğim yazıya buradan ulaşabilirsiniz. Olaya “3.dalga ve nitelikli kahve anlayışı gökten bir lütuf olarak 5-10 yıl önce indi” gibi bakmazsak, aslında 1. ve 2. dalga kahvenin, büyük kahve markalarının bu süreçte ne kadar olumlu etkilerde bulunduğunu daha net görebiliriz. Gelin size birkaç örnek vereyim:

Lavazza bugün tüm dünyaca bilinen, kaliteli bir kahve markasıdır. 3.dalga kahvede olduğu gibi nispeten daha az miktarlarla değil, oldukça büyük miktarlarda kahve üretimi yapan dev firma, kendi kahve çiftliklerini kurmuştur. Ayrıca Lavazza, dünyada ilk özel alüminyum folyo vakum paketleme sistemini kullanan firmadır. Bununla beraber, Lavazza’nın dünyanın birçok ülkesinde eğitim merkezleri vardır ve her yıl yaklaşık 30,000 kişiyi kahve konusunda eğitmektedir. İstanbul’da bulunan eğitim merkezi malesef Ocak 2017’de kapatılmıştır.

Starbucks 2.dalga kahvenin en bilinir ve en önemli yüzüdür. Kahvenin bilinirliğine ve tüketiminin artmasına çok önemli katkılarda bulunan firma aslında biz kahveseverleri granül kahveden kurtarmış bir markadır. Granül kahve yapmak için kullanılan çekirdeklerden çok daha kaliteli çekirdekleri ithal edip kahve yapmaya başlayan Starbucks bu anlamda kaliteli kahve anlayışının oluşmasına yardımcı olmuştur. Öyle ki, insanlar Starbucks ile birlikte demleme yöntemlerine ilgi göstermeye başlamışlar ve french press gibi demleme ekipmanlarını kullanmaya başlamışlardır.

Günümüzde de sürdürülebilir kahve üretimine yaptıkları yatırımlar, çalışanlarından oluşturdukları gönüllü ekipler ile fayda sağlamaya özen gösteren markalardandır. Bunun bir örneğini görmek isterseniz sevgili Hazal’ın (@hazzist) bu videosunu izlemenizi tavsiye ederim.

Tchibo ülkemizde son yıllarda gittikçe yayılan bir marka. Kahvelerini seviyoruz, kahve makinalarına da talep gösteriyoruz. Tchibo da sürdürülebilir tarıma destek veren, kahvenin gelecek nesillere de ulaşması için önemli kuruluşlarla işbirliği yapan, sertifikalı kahveler satan bir firma. Cafissimo kahvelerinin %100 sürdürülebilir tarımdan elde edildiğini belirten firma, kahve üretimini gelecek nesillere taşıma konusunda duyarlı.

Illy de tüm dünyaca bilinen en ünlü İtalyan kahve markalarından biridir. Illy’nin kahve dünyasına kattığı en büyük yenilik espresso makinasıdır. 1934 yılında modern espresso makinasını bulan Illy’nin kurucusu Francesco Illy’dir. Yani cappucino, latte, mocha gibi espresso bazlı kahvelerin tamamını Illy’e borçluyuz. Ayrıca basınçlı paketlemeyi bulan ve ilk kullanan da yine Illy olmuştur.  Bu yöntemle kahvenin taze kalmasının yanısıra aromaları da uzun süre kaybolmuyor. Yine Illy de sürdürülebilir tarıma önem veren markalardan biri.

Kısacası 3.dalga kahveye ulaşıncaya kadar kahveye, kahvenin üretimine, kahvenin bilinirliğine, sürdürülebilir tarıma katkıda bulunan birçok büyük marka var. Bu sebeple nitelikli kahve seven bizler, şu an belki de eleştiri oklarımızı yönelttiğimiz firmalara ve kahvelerine çok şey borçluyuz.